Kıyamet filmleri izleyenler corona virüs pandemisiyle daha iyi başa çıkıyor

0
28
gösterim

ABD’li bilim insanları dünyanın sonunu konu edinen kasvetli yapımların izleyicileri yeni tip corona virüs pandemisi de dahil olmak üzere afet ve acil durumlar için hazırladığını keşfetti.

Chicago ve Aarhus üniversitelerinden psikolaglar, örneğin, 2011 yapımı Contagion (Salgın) adlı filmde günümüzdekine bir küresel salgının işlendiğini ve şu anda gördüğümüz karantina, panik halinde satın alma, aşı çalışmaları ve mucizevi tedaviler gibi olguların daha önce izlenmiş olmasının izleyiciler üzerindeki stresi azalttığını söyledi.

FELAKETLERDEN ÖNCE PROVA YAPILMASINI SAĞLIYOR Araştırmacılardan Colton Scrivner, “Eğer iyi bir filmse sizi içine çeker ve olayları karakterlerin bakış açısıyle görmeye başlarsınız. Sonunda farkında olmasanız da benzer bir olayı yaşadığınızda daha önce izleyerek prova yaptığınız için hazırlıklı oluyorsunuz. İnsanların dolaylı yolllarla öğrendiğini düşünüyoruz. Tuvalet kağıdı stoklarının tükenmesi bunun için en iyi örneklerden. İnsanlar ne alması gerektiğini önceden öğrenmişlerdi.” Araştırmacılar, çalışma kapsamında 310 gönüllüye hangi türde yapımlarını tercih ettiğini ve izlediği filmleri sordu. Daha sonra ise katılımcılardan pandemi esnasında nasıl hissettiğini açıklaması istendi. Ardından gönüllerin  anksiyete, asabiyet, depresyon ve uykusuzluk seviyeleri derecelendirdi. PSİKOLOJİK VE FİZİKSEL OLARAK HAZIRLIYOR Sonuçlarda koku filmi sevenlerin pandemi esnasında en az stres yaşayan grup olduğu ortaya çıktı. Ancak, ancak “World War Z”, “28 Gün Sonra”, “The Walking Dead” ve “Contagion” gibi kıyamet temalı yapımları  izleyenlerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak salgına karşı en iyi hazırlanan ve olaylara karşı sakinliğini en iyi şeklde koruyabilen kişiler olduğu keşfedildi. Scrivner, corona virüs salgını ile popülaritesini arttıran Contagion gibi filmlerin, pandeminin karantina gibi insanların daha önce karşılaşmadığı deneyimleri daha az garip hale getirdiğine inandığını söyledi. Çalışmanın ortak yazarı, Danimarka’daki Aarhus Üniversitesi’nden Mathias Clasen ise filmlerin insanların hayal gücüyle prova yapmasına izin vererek, korkutucu durumlara hazırlanmasına yardımcı olabileceğini belirtti. “Kendi yapımımız olan dünyaların filmler ve kitaplar ile  aktarılması doğal seçilimden bir armağandır. Kıyamet filmleri dediğimiz şeylerin çoğunu izlediyseniz, ani bir felaket olayına bencilce tepki veren insanlar ve  kitlesel sosyal ayaklanmalar ile birlikte  sıkı kurallar altında yaşayacağınızı görürsünüz. Dünyanın sonunu hiç simüle etmeyen biriyle karşılaştırıldığında, daha iyi bir yerde olacaksınız, çünkü dolaylı olarak o deneyime sahipsiniz” açıklamasını yaptı.

KAYNAK : https://www.ntv.com.tr

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin