Siber tehdide karşı “milli yazılım” şart

0
230
gösterim

21 Aralık 2018 Cuma 09:51

 Taha Emre Özdemir 

Blockchain teknolojisi ve bulut sistemleri üzerine ODTÜ’de bir konferans veren dünyanın en büyük açık kaynak yazılım platformu Apache Foundation’ın kurucusu ve Optimal Dynamics Şirketi CEO’su Alev Özgür Karasulu Yeni Akit’e konuştu. Karasulu, “Siber saldırılar, askeri bir saldırıdan çok daha büyük zararlar verebilir. Milli bir yazılım ve donanım alt yapınız yoksa siber saldırılar fiziksel bir savaştan daha yakın ve öncelikli bir tehdit olarak değerlendirilmelidir. Türkiye’nin güçlü bir siber güvenlik alt yapısına ihtiyacı var” açıklamasında bulundu.

İşte Alev Karasulu ile yaptığımız röportaj.

Siber güvenlikte zayıf durumdayız

4 Türkiye’nin siber güvenlik riski ne boyutta?

Şimdi bizim askeri gücümüz var, güçlü bir ülkeyiz aslında o nedenle ama asimetrik bir atak görebiliriz bu zayıf noktamızdan. Bu siber güvenlikte kolaylıkla ve ucuz yöntemlerle atak yiyebiliriz. Şimdi konvansiyonel düşünüyoruz; tanklarımız, helikopterlerimiz, uçaklarımız var ama onlar bir anda da yok edilebilir. Siber saldırıyla bütün alt yapımızı kaybedebiliriz. Bence siber güvenlik tarafında hiç güçlü değiliz. Açık kaynak, milli ve yerli sistemlerimiz çok fazla yok ve yeterli bir tedarik zinciri geliştirememişiz Türkiye’de bu alanda. Alt yapıda çoğunlukla çalışan sistemler internet şebekesine bağlı. Dolayısıyla siber saldırılara açık bir durumdasınız.

Evdeki bilgisayarlar bile bir silaha dönüşebilir

4 Bir siber saldırıda bütün altyapımızı kaybedebilir miyiz?

Şu anda saldırılara çok açık durumdayız. Sistem entegrasyonu yapalım diye farklı kurumlar farklı yazılımlar kullanıyor. Daha çok internet tabanlı sistemler kullanmak durumundayız ve modemlerin sürücü yazılımlarından tutun ara bağlantı cihazlarına kadar her şey yurt dışından geliyor. Cisco ve benzeri firmalar yurt dışına ürün gönderirken NSA gelip bu cihazların içine bir çip koyuyor. Bu nedenle bu ürünleri kullanan bütün kurum ve kişilerin sistemlerine erişebilirsiniz. Ülkelerin kendi ürettikleri cihazlarının olması lazım. İnternet şebeke alt yapısında kullanılan cihazların birçoğu Çin’de yapılmış cihazlar. Türk malı değil, içindeki yazılımların ne olduğunu bilmiyorsunuz ve kontrol edilmemiş. Kim bilir içinde ne var, kim ne koyuyor.

Siber saldırıyla bir ülkenin omurgasını kırabilirsin

4 Ülkelere tankla füzeyle saldırıya eşdeğer bir saldırı olarak mı görüyorsunuz siber saldırıları?

Kesinlikle öyle. Halkı vuruyorsunuz siber saldırılarla. Hayat kalitesini sıfırlıyorsun. Halk da tedarik zincirine bağlı. İstanbul’un yiyecek tedariğini durdurursan insanlar aç kalmaya başlayacak. Bankalardan para çekemezseniz, marketlerde ödeme yapamazsanız, yiyecek alamazsınız. Bunu da 15 Temmuz’da olduğu gibi bir darbeyle, fiziksel bir saldırıyla senkronize yaparsan, büyük bir kaos oluşturabilirsen çok büyük bir saldırı yapmış oluyorsun. Yani bir ülkenin omurgasını kırabilirsin siber saldırıyla.

Bunlar komplo teorisi değil çıplak gerçekler

4 Donanımlar üzerinden de verilerimize erişebiliyorlar mı?

Her şey çalınıyor. Biz veriyoruz kendi verilerimizi. Tedarik zincirimizde o kadar delik var ki; İsveç peyniri gibiyiz. Biz gidiyoruz Windows’u kullanıyoruz, ABD’nin modemlerini ve switch’lerini kullanıyoruz. Oradaki küçücük bir çiple bütün verilerimize erişebilirler. Bunlar komplo teorileri değil artık bilinen çıplak gerçekler. Biz hepsini kendimiz üretmemiz gerekmiyor ama bazı stratejik ürünlerde var olmamız lazım. Açık donanım olacak, açık yazılım olacak. Öyle bir organizasyonumuz olacak ki bazı önemli ürünleri kendimiz üretebileceğiz ve açık kaynak yazılımları kendi ihtiyaçlarımıza göre düzenleyip değiştirebileceğiz.

Dünya ülkeleri savaş bulutu geliştirmeye çalışıyor

Türkiye’ye zarar vermek istiyorsan çok tank çok helikopter lazım değil artık. Bir virüs yapıp tüm sistemleri çökertir, elektrik şebekesini indirirsen yeterli bir kaos üretmiş olursun. Artık ordular çok ciddi yatırımlar yapıyorlar insansız araçlara ve robot teknolojilerine. Yazılım her şeyi yürütüyor. Bir de Türkiye’ye savaş bulutu lazım. Bütün sahip olduğunuz imkanları orkestra etmek için. Diyelim bir tane robot yaptın savaş için. Bundan binlerce üreteceksin ve bunların bir koordinasyona ihtiyacı var. Yukarıdan bir şey uçuyor, aşağıda robot askerlerin var, diğer yerlerde kullandığın binlerce farklı savaş araç gerecin var. Peki bunları organize bir şekilde kim koordine edecek, komutan kim? Savaş senaryosunu kim planlıyor, stratejileri kim üretiyor, insan ve makinelerden oluşan bir orduyu nasıl ve ne şekilde koordine edeceksiniz. İşte savaş bulutu sahadan gelen bütün verileri analiz ederek komuta ve koordinasyon işini yapacak. Askerlerini bir yerden yürüteceksen sahadaki bütün şartlar analiz edilerek hareket edilecek. Bütün olasılıklar hesaplanarak harekat planları yapılacak. Bunları artık insanlar yapmayacak. Karada, havada ve denizde sahip olduğun bütün araç ve gereçler bu bulutun birer parçası olarak görev yapacak. Dünya ülkeleri artık savaş bulutu oluşturmak için yarışıyor. 

Teknolojiyi yakalayacak beyin gücümüz var

Bütün bu teknolojileri Türkiye üretebilir mi?

Türkiye her şeyi yapabilir. Çok akıllı bir milletimiz var. Birbirleriyle çok uyumlu çalışmıyorlar ama çok akıllı insanlarımız var. A’dan B’ye, C’ye geçmemiz gerekmiyor. Açık kaynak yazılımları ve donanımları kullanarak A’dan Z’ye geçebiliriz. Buna imkanımız var aslında. Elimizdeki beyin gücünü doğru kullanabilirsek, eğitim müfredatımızı teknoloji üretecek şekilde yeniden tasarlayabilirsek teknolojide kısa zamanda çok büyük mesafeler alabiliriz.

Günün Özeti

KAYNAK : yeniakit

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin